İnternetSAĞLIKSosyal MedyaTEKNOLOJİ

ELEKTRONİK ÇAĞIN YENİ TİP HASTALIKLARI

Yaşamlarımızın dijitalleşmesiyle beraber yeni hastalıklar ortaya çıkıyor. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Akpınar danışmanlığında Uzman Dr. Halil Volkan Tekayak ve ekibiyle yapılan “Yeni Çağda Sosyal Medya ve Dijital Hastalıklar” konusundaki bilimsel çalışmalar, sosyal ağ araçlarına bağımlılığın madde bağımlılığı ile ortak sonuçlar doğurduğunu ve bu hastalıkların ihmal edilmemesi gerektiğini gösteriyor.

Akpınar, bilimsel kriterlere uygun olarak belirlenmiş dijital çağ hastalıklarını şöyle sıralıyor:

1. Nintendinitis

Videolu atari oyunlarının hayatımıza girmesiyle aşırı oyun oynamaya bağlı spor yaralanması olarak 1990 yılında literatürde tanımlanan Nintendinitis; 35 yaşındaki kadın hastanın çocuklarının oynadığı Nintendo isimli oyunu yılbaşı tatilinde aralıksız 5 saat boyunca tek başına oynaması ve ertesi gün sağ başparmağın ekstansör tendonu bölgesinde şiddetli ağrı nedeniyle doktora başvurması ile isimlendirilmiştir.

Alınan ayrıntılı anamnezde Nintendo isimli oyunun sağ başparmağın atari kumandasına üst üste basılarak oynandığı öğrenilmiş, birkaç gün videolu atari oyunlardan uzaklaşma tavsiyesi sonrası bulgular gerilemiştir. Nintendinitisli hastalığının yerini yeni kuşakla beraber WhatsAppitis almıştır.

2. WhatsAppitis (Klavye Hastalığı)

Bilgisayarlarda fare ve klavye kullanımıyla akıllı telefonlardaki mesajlaşma platformlarını kullananlarda sık görülen ve aynı hareketlerin sürekli tekrarlanması sonucu el ve kollardaki sinir, tendon, kas ve diğer yumuşak dokuların zedelenmesiyle oluşan bu hastalık kan akışında bozulma ve ağrıya duyarlılıkla ilgili problemlerle karşımıza çıkmaktadır. İlk başlarda hafif şekilde başlayan bu durum ilerledikçe, el hareketlerinde çeşitli kontrol kayıplarına da yol açabilmektedir. Daha önceleri bilgisayar kullanımıyla ilişkilendirilen ve “Fare-Klavye Hastalığı” ismi verilen hastalık akıllı telefonlardaki anlık mesajlaşma programlarının hayatımıza girmesiyle günümüzde dünya genelinde en sık kullanılan anlık mesajlaşma platformunun ismi “WhatsApp” ile ilişkilendirilerek “WhatsAppitis” olarak adlandırılmaktadır.

Bir kişiye WhatsAppitis teşhisi koyabilmek için “Bilateral baş parmaklarda ağrı”ya ek olarak aşağıdaki kriterlerden en az 2’sinin bulunması gerekmektedir. 

a. Akıllı cep telefonu veya tablet cihazlar üzerinden WhatsApp veya benzeri bir anlık mesajlaşma platformunu kullanıyor olmak

b. WhatsApp veya benzeri bir anlık mesajlaşma platformunda toplu iletişimin sağlandığı en az 10 adet gruba dahil edilmiş olmak

c. Günde ortalama 1 saat akıllı cep telefonu veya tablet cihazlar ile mesajlaşmak

d. En az 48 saat WhatsApp veya benzeri anlık mesajlaşma platformları kullanılmadığında baş parmaklardaki ağrının kaybolması

Hastalığın tedavisinde genel görüş teknolojiden en az 48 saat uzak durmak (teknoloji diyeti) ve WhatsApp başta olmak üzere anlık mesajlaşma platformlarını kullanmak gerekiyorsa bu uygulamaları masaüstü veya dizüstü bilgisayarlar üzerinden kullanmakla beraber ağrı giderici kontrendikasyon yok ise NSAİİ ilaçlardır.

3. RSI (Repetitive Strain Injury / Tekrarlayıcı Gerilme Yaralanması) 

Teknolojinin hayatımıza her alanda girmesiyle boş zamanlarımızda ve işyeri ortamlarında ergonomik olmayan koşullarda çalışma veya bilgisayar kullanımı özellikle boyun, omuz, el ve el bileği gibi üst ekstremite organlarında ağrı, karıncalanma, şişlik veya kızarıklıkla kendisini göstermekte ve bu durum çalışma hayatının veya günlük hayatın bir parçası haline geldiğinde de tekrarlayıcı gerilme yaralanmaları kendini göstermektedir.

4. Hikikomori Fenomeni

Japoncada ‘toplumdan elini ayağını çekmek’ anlamına gelen Hikikomori, günümüzde Uzak Doğu bölgesinde gençler arasında oldukça yaygınlaşan ve özellikle teknolojiyi yoğun olarak kullanan tüm gelişmiş ülkelerde tehlike sinyalleri veren bir hastalıktır.  

İlk defa 2000 yılında Japonya’da Tamaki Saiko tarafından tanımlanan bu hastalık, kişilerin birden eve kapanmasına, en yakın çevresi ve ailesiyle bile iletişimi koparmasına neden olmaktadır. Teknolojik gelişmenin beraberinde getirdiği bir hastalık olarak görülen Hikikomori, kişinin bilgisayar ekranıyla sanal alemde iletişim bağımlılığı geliştirip, kendini sosyal çevreye kapatması olarak görülmektedir. Bu bağımlılık bir süre sonra öyle bir hale gelmektedir ki, kişi yaşamındaki tüm sorumlulukları ertelemeye ve aksatmaya başlamaktadır. İlk başlarda büyük bir keyifle geçen sanal alemdeki bu zaman dilimi bir süre sonra depresif bir ruh haline neden olmakta ve bu duygudurum değişiminden dolayı hastalığa “modern tip depresyon” ismi de verilmektedir

Hastalığın esas nedeni olarak teknoloji devi ülkelerde yaşayan ve sokağı tehlikeli gören yeni kuşak ebeveynlerin çocuklarına son model dijital cihazları alarak evde büyümesini teşvik etmesi olarak gösterilmektedir.

5. Ego Sörfü

Kişinin sürekli olarak başta arama motorları olmak üzere diğer sosyal medya ağlarında kendi adını araması ve hakkında ne gibi bilgilere ulaşabildiği, hakkında neler yazıldığı ve paylaşıldığını takip etmesi durumudur. Hastalık tanısı koyulan kişilerin sayısının hızla artışı günümüzde birçok psikolojik bozukluğun başlangıcı olarak ele alınmaktadır.

6. Blog İfşacılığı

Kontrolsüz olarak tanımadığı kişilerin kişisel blog sayfalarını tarayarak başkaları da görmeli düşüncesi ile online platformlarda  yayınlama merakı olan kişiler için yeni tanımlanmış bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

7. Youtube Narsizmi

Kişilerin sürekli olarak kendisini övdüğü ve daha çok kendini iyi tanıtmaktan ibaret olan dünya genelinde en çok kullanılan video paylaşım platformu yani vlog olan Youtube videoları yayınlamasıyla ortaya çıkan, yeni ve hızla yayılan bir hastalıktır. Kişinin yayınlarının beğenilmemesi ve aşırı eleştirilmesinin çok ciddi psikolojik bozuklar ve intiharlara yol açacağı öngörülmektedir.

8. Myspace Taklitçiliği

Sosyal medyanın gelişimsel sürecinde ilk kullanılan sosyal medya platformlarından biri olan Myspace’den ismini alan bu hastalık, kişinin başka bir karakter oluşturması veya başka birini tamamen taklit etmesiyle karakterizdir. Başka biriymiş gibi sosyal medyada var olması, kişinin ileri düzeyde günlük yaşamına bile yansımaktadır.

Günümüzde her sosyal medya platformunda sahte profil resmi veya sahte isimlerle hesap açan birçok kişi bu hastalığa sahiptir.

9. Google Stalking

Yapı olarak ego sörfüne benzeyen bu hastalık kişinin kendisi yerine yakın çevresinde bulunan herkesin adını sürekli dünya genelinde en çok kullanılan arama motoru olan Google sitesi üzerinde araması ve haklarında bulduğu bilgileri kontrol ederek kaydetmesi dürtüsüdür.

10. Siberhondrik

Hasta olan veya hasta olduğunu düşünen kişilerin, hekimlere güvenemediği için veya internet bağımlılığı nedeniyle bu problemine de internetten çözüm bulacağı düşüncesi ile hekime gitmeye üşenerek, hastalık belirtilerini internette arayıp hastalığına teşhis koyması ve tedavi yöntemi bulmaya çalışması durumudur. Sık sık internette bunu tekrarlayan bu kişiler çevresindekileri bile aynı yöntemlerle tedavi etme isteği hissederler.  

11. Photolurking

İnternette saatler boyu başkalarının fotoğraflarını takip etme, yorumlama ve beğenme durumudur. Günümüzde özellikle sık kullanılan sosyal medya platformları bu hastalığa yol açabilen uygulamalardır.

12. Wikipedializm

Zamanının büyük çoğunluğunu Wikipedia, internet sözlükleri veya benzeri bilgi paylaşım ağlarında çeşitli bilgileri düzenleme, yeni bilgileri paylaşma ve var olan bilgileri kronolojik düzenlere koyma üzerine obsesif belirtilerle karşımıza çıkan bir dürtü kontrol bozukluğudur.

13. Crackberry

Adını daha çok kurumsal iletişimde kullanılan, e-mail alıp gönderilebilen, internette sörf yapılabilen avuç içi bilgisayar türü BlackBerry telefonlardan alan bu hastalık daha çok üst düzey yöneticilerin sürekli olarak maillerini kontrol etmesi ile yeni tanımlanmış bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Hastalık günümüzde her türlü mobil cihazla oluşmaktadır ve Kişilerin her yerde maillerini ve sosyal medya bildirimlerini kontrol etmesi durumudur. Öyle ki bu kişiler tuvalette, banyoda, cenazede, toplantıda, yemekte, derste bile telefonlarını kontrol etmekten kendilerini alamazlar.

14. Cheesepodding

İnternette geçirdiği zamanın çoğunu müzik indirip bunları taşınabilir kayıt cihazlarına depolamak ve arşivlemekle geçiren kişiler için yeni tanımlanmış bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır. Çoğu kişiye göre bu durum bir hastalık değil koleksiyonculuktur.

15. Enfornografi

Bilgi açlığını internette sürekli araştırma yapıp, okuyarak dindirmeye çalışan kişiler için yeni tanımlanmış bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

16. Fomo Hastalığı

Yeni tanımlanan bir sosyal medya bağımlılığı hastalığı olan Fomo Hastalığı; başka bir işle ilgilenirken sosyal medya üzerinden arkadaşlık kurulan kişilerin neler yaptıklarından haberdar olma isteğine karşı koyamayıp sürekli bu kişileri takip etme isteği ile karakterizedir. Bu hastalar sosyal medyaya erişemedikleri zamanlarda sanal alemdeki gelişmeleri kaçıracakları korkusuyla endişeli ve gergin olurlar. Hastalık İngilizce’de “Fear of Missing Out” söz grubundaki kelimelerin ilk harflerinin birleşiminden ismini almakta ve Türkçe’ye “Gelişmeleri Kaçırma Korkusu” olarak çevrilmektedir. Başka bir işle ilgilenirken sosyal medya hesaplarında paylaşılan iletileri görememe korkusu olarak karşımıza çıkan Fomo Hastalığı; işini bitirir bitirmez bir önce gördüğü paylaşıma kadar geriye doğru giderek önceki paylaşımı gördüğü an kişide oluşan anksiyetinin sona ererek rahatlama durumuyla yeni tanımlanmış bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fomo hastaları yeni gelişmeleri herkesten daha sonra öğrenme korkusu taşırlar. Örneğin birden fazla kişiye gönderilen bir e postayı en son okuyan ve detayları en son öğrenen kişi olmaktan, sosyal medyadaki bir iletiye en son yorum yapmaktan korkmaları nedeniyle akıllı telefon, tablet cihazlar,  dizüstü veya masaüstü bilgisayarlarını farkında olmadan her fırsatta sürekli kontrol ederler ve bu cihazlardan en az birini sürekli yanlarında taşırlar.

Bir kişiye Fomo Hastası diyebilmek için aşağıdaki kriterlerden en az 3’ünün bulunması gerekmektedir.

a. Sosyal medya platformlarına erişim sağlanmadığında oluşan gerginlik/ansiyete hissi,

b. Sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarının kimlerle hangi oranda etkileşime girdiğinin sürekli takibi,

c. Sosyal medya platformlarına erişim sağladığı an erişemediği dönem içerisinde olan tüm paylaşımları geriye doğru giderek öğrenme çabası,

d. Sosyal medya platformlarına erişim sağladığı an yaptığı geriye doğru tarama sonrası daha önceden gördüğü iletiyi görünce gerginlik hissinin azalması,

e. Nomofobik olma

17. Nomofobi

İngilizce “No Mobile Phone Phobia” kelimelerinin kısaltılmasıyla adlandırılan ve dilimize “Telefonsuzluk Fobisi” olarak çevirebileceğimiz bu hastalık; özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan ve akıllı cep telefonlarını okuma yazma dahi bilmeden kullanmaya başlayan yeni nesli yakından ilgilendiren dijital çağın yeni tanımlanmış hastalıklarındandır. Hastalığa sebep olan esas neden aşırı telefon kullanımının oluşturduğu bağımlılıktır. 

Telefonu yanındayken bile unutmuş olabileceği düşüncesiyle sürekli elini cebine veya çantasına atarak varlığını kontrol etme, telefonun yokluğunun veya unutulmasının kişide beklenmeyen fiziksel ve psikolojik tepkilere neden olması, şebeke sinyali olmadığında ya da şarj bittiğinde aşırı öfkelenme, kısa süreliğine dahi olsa telefonunu kapatamama, telefonsuz kendisini eksik hissetme ve telefondan ayrı kaldığında hayattan kopmuş hissine kapılma, interneti olmayan ortamları tercih etmeme gibi durumlar hastalığın temel bulguları arasındadır.

Bir kişiye Nomofobik diyebilmek için aşağıdaki kriterlerden en az 3’ünün bulunması gerekmektedir.

a. Günde en az 5 kez telefonunu kontrol etmek amacıyla elini cebine atma veya çantasında telefonuna bakınma

b. Telefon bataryası gün içinde azaldıkça gerginleşme, taşınabilir yedek batarya veya şarj cihazı ile dolaşma

c. Telefonunu uçak seyahatleri dışında kapatmama

d. Ev veya ofis dışında gideceği yerlere önceden wifi olup olmadığını sorma

e. Beklenmeyen bir anda telefonu hasarlandığında depresif ruh haline bürünme

Dünya genelinde sosyal medya platformlarını kullananların çoğu akıllı cep telefonları üzerinden erişim sağladığından Fomo hastalarının aynı zamanda Nomofobisi vardır.

18. Jomo Hastalığı 

Sosyal medya üzerinden duyurulan bir etkinliğe kişinin gitmek istemesi ve bu etkinlik tarihine kadar sosyal medya üzerinden paylaşımları takip etmesi Fomo Hastalığı (etkinlikle ilgili paylaşımları kaçırma korkusu); kişinin herhangi bir sebeple etkinliğe katılamama durumunda etkinlik sırasında ve sonrasında etkinliğe katılan diğer kişilerin sosyal medyada paylaşımlarını takip ederek depresif duyguduruma bürünmesi ise Jomo Hastalığı (etkinlikteki eğlenceli ortamı kaçırdığına üzülmesi) olarak tanımlanabilir.

19. Fobo Hastalığı

İngilizce “Fear of Being Offline” kelimelerinin kısaltılmasıyla isimlendirilen ve dilimize “Çevrimdışı Olmaktan Korkma” olarak çevrilen hastalık Fomo Hastalığı, Nomofobi ve Jomo Hastalığı ile bağlantılıdır. Bu kişiler özellikle yurtdışı seyahatlerinde ya mevcut telefon hatlarını internet erişimine açık tutarlar ya da kablosuz internet olmayan yerlerde dolaşmak istemezler.

20. Selfitis

Selfitis; kişinin kendi fotoğrafını çok fazla sayıda selfie tip (özçekim) yapması ve sosyal medyada bunları yayınlaması ile karakterize obsesif kompulsif bozukluktur

Selfitis 3 ayrı şekilde tanımlanmaktadır:

• Borderline Selfitis: Günde en az üç kez selfie fotoğraf çekmek, sosyal medyada yayınlamamak.

• Akut Selfitis: Günde en az üç kez selfie fotoğraf çekmek, sosyal medyada çektiği selfieleri yayınlamak.

• Kronik Selfitis: Kontrol edilemeyen bir dürtü şeklinde selfie fotoğraf çekmek ve sosyal medyada çektiği selfieleri günde en az 6 kez yayınlamak.

Yukarıda 20 alt başlıkta verilen dijital çağdan doğan yeni hastalıkların hepsinin tedavisinde temel alınması gereken durumlar aşağıda listelenmiştir.

• Kişinin kendisinin internetten veya cep telefonundan uzak kalıp kalamadığının tespiti

• Kişinin internet ve cep telefonunu günlük kullanım defterinin oluşturulması

• Kişinin bilgisayarının yerinin diğer insanların olduğu toplu bir alana nakledilmesi

• Kişinin internete diğer insanlarla birlikte bağlanmasının sağlanması

• İnternete bağlanma zamanının değiştirilmesi

• Arkadaşlarından ve yakınlarından internet bağımlılığı veya aşırı cep telefonu kullanımı ile ilgili probleminin olduğunun saklanmaması

• Kişinin sportif faaliyetlere katılımının teşvik edilmesi

• İnternet tatili denilen belli aralıklarda hiç internete girmeme gibi araların verilmesi ve bu araların cep telefonundan da internete erişimin olmayışını içermesi

Daha Fazla Göster
 fotoğrafı

Berre Nur Keçeci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyici uygulamanızı kapatıp tekrar giriş yapmayı deneyiniz.