BilimDÜNYAGİRİŞİMCİLİKSEYAHATTEKNOLOJİ

Elon Musk’ın projesinde ”Mars’ın mülkiyeti kimin?”

Attığı her adım, projeleri ve hatta yeni doğan bebeğine verdiği X Æ A-XII ismi ile medya gündeminden düşmeyen Musk Mars’a seyahat projesinin çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Bu süreçte edinilen bilgi ve teknolojilere sahip olmak uzayda daha çok söz sahibi olmak için dünya devleri arasında büyük bir yarış söz konusuyken bu yarışa dahil olan Elon Musk Mars a seyahat için uygun koşulları oluşturmak , projeyi inşa çalışmalarının öncesi ve sonrasında herhangi bir sorunla karşılaşmamak için de yoğun şekilde test denemelerine devam ediyor.

SpaceX ‘in son başarılı roket testi hepimize yakın zamanda Mars’ta insanoğlunun varlığına şahitlik edeceğimizin sinyallerini veriyor. Uzun yıllar pek çoğumuzun hayallerini süsleyen uzay keşfi gezisi ve Kızıl Gezegene seyahat fikri artık çok da uzağımızda sayılmaz. Ancak bu girişim beraberinde akla şu soruları getiriyor: Uzayın veya Marsın sahipliği kime ait? İlerleyen yıllarda Mars’ta bir koloni ve yaşam kurmak gerçekten mümkün mü? Mümkün olursa mülk sahipliği söz konusu olabilir mi? Peki Mars gerçekten kimin?

Şu an öncelik Kızıl Gezegen’e yapılacak kısa keşif gezileri gibi görünse de asıl hedef Mars’ın alternatif bir yaşam alanı haline gelip gelmeyeceğini tespit etmek. Çünkü Mars yüzeyindeki fiziksel koşullar dünyanın sahip olduğu özelliklerden farklıdır. Atmosfer tabakası çok incedir ve yüksek oranda karbondioksit içerir. Gece ve gündüz sıcaklık seviyeleri şuan ki koşullarda dünya gezegeninde yaşayabilen bir canlının yaşam sürdürebilmesine fırsat vermeyecek derecede düşük ısıdadır. Gündüz -5°C gece ise -110°C seviyelerinde sıcaklığa sahip olan Mars’ta Sıcaklık ve basınçtan dolayı yüzeyde sıvı halde su bulunmuyor. Gitmek isteyenler için Kızıl Gezegenin uygun koşullara hiç sahip olmadığı söylenebilir. Ayrıca giden yolcular ”Canım sıkıldı dünyaya geri dönmek istiyorum.” deme lüksüne de sahip değil. Ancak belirlenen sürede gidiş ve dönüş fırsatı bulabilir. Bu da her koşulda uzun sürecek bir uzay yolculuğu anlamı taşıyor.

Peki yaşam sürdürmenin pek mümkün görünmediği Mars’ta koloni kurma planları yapan Elon Musk bu hayalini gerçekleştirmeyi başarırsa Mars’ın sahibi kim olacak veya Dünya üzerindeki mülk edinme koşulları Mars içinde geçerli sayılacak mı? Bir düşünsenize elinizde mars’a ait 100 m² tapunuz olsa fena mı olurdu? İşte bu noktada devreye uluslararası anlaşmalardan biri olan dış uzay antlaşmaları giriyor.

Dış Uzay Andlaşması olarak adlandırılan, resmi adıyla ”Ay ve Diğer Gök Cisimleri Dahil, Uzayın Keşif ve Kullanılmasında Devletlerin Faaliyetlerini Yöneten İlkeler Hakkında Andlaşma ” aynı zamanda uluslararası uzay hukukunun temelini oluşturan antlaşmadır. 27 Ocak 1967 ‘de ABD , Birleşik Krallık ve SSCB arasında imzaya açılan antlaşma 10 Ekim 1967 de yürürlüğe girmiştir. 2015 yılları sonlarında 104 ülke sözleşmeye taraf olmuştur.24 ülke ise antlaşmayı imzalamış ancak onaylama işlemi tamamlanmamıştır.

Bu antlaşmanın ilkeleri doğrultusunda hazırlanan ”AY ANTLAŞMASI” nın 11. maddesinde açıkça belirtildiği gibi ”Ay ve diğer gök cisimlerinin insanoğlunun ortak mirası olduğu ve Ay yüzeyinde hiçbir mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır.”Türkiye’de bu antlaşmaya 2012 yılında dahil olmuştur. Neticede ne gerçek kişilerin ne de devletlerin gök cisimlerini bu şekilde sahiplenmeleri uluslararası hukuk açısından mümkün değildir.(Outer Space Treaty )Amerikan şirketlerinin Marsta kolonileşme projeleri gezegen sözleşmesinin de belirttiği gibi insanlığın ortak malıdır.

Görünen o ki insanoğlu Mars’a ziyarete gitmeyi başarsa da Mars’ın sahipliği konusu uzun süre tartışmalara sahne olacağa benziyor.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyici uygulamanızı kapatıp tekrar giriş yapmayı deneyiniz.