Kimi daha iyi bir gelecek umuduyla isteyerek göç eden, kimi de yuvalarında yaşanan savaşlar, şiddet ve adaletsizlikten kaçan göçmenlerin adaptasyon süreçlerine, tarihin farklı dilimlerini aralayarak bakmayı hedefleyen “Öteki Hikâyeler” sergisi 16 Aralık-7 Şubat tarihleri arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde, Denizhan Özer’in küratörlüğünde Santral İstanbul’da gerçekleşiyor.
Sergiye; “Göç” olgusuna kendi perspektiflerinden bakarak ürettikleri eserleri ile farklı ırk, dil ve inançlardan 12 ülkeden 50 sanatçı katılıyor.
Bu sanatçılardan biri de; sergide özel bir mekanizma ile dönen, dönerken de bir Çerkes şarkısının melodisini izleyenlere dinleten, “Requiem/Ağıt” isimli eserin yaratıcısı Serina Haratoka Tara. Tara; 2014 yılında da “Kabardey Balkar ve Çerkesler” isimli sergisiyle gündeme gelerek, Çerkes sürgününü Türkiye’de anlatmayı seçen nadir sanatçılardan biri. Aynı zamanda uzun süredir devam eden ve sanatı toplumsal alışkanlıkların arasına sokmayı hedefleyen Kültür Mantarı Sanat Hareketi’nin de (@kulturmantari.tv) kurucusu olan Tara, Çerkes atalarını onurlandığı “Requiem/Ağıt” adlı eserinden şöyle bahsediyor:
O zaman sürgün edilen atalarının başına gelenler bugün Akdeniz’de başka etnik kimliklerle tekrar tekrar yaşanırken bu derin acıyı ancak sanatla ifade edebileceğini düşünen ve serginin küratörü Denizhan Özer’in rehberliğinden güç aldığını belirten Serina Haratoka Tara, bu dikkat çekici, sesli ve hareketli eserin müziği hakkındaki hislerini de şöyle dile getiriyor:
“Requiem; 157 yıl önce dolduruldukları gemilerle Anadolu topraklarına sürülen Çerkesler’e, özellikle de Karadeniz’de can veren anneler ve çocuklarına adadığım bir eser. Karadeniz’in karanlık dalgalarını figüratif bir dille anlatmaya çalışırken binlerce metre iplik kullandım. Benim için her bir santim orada ölen yüzbinlerce canı, arkalarındaki ve önlerindeki milyonlara bağlıyor. Sürekli büyüyen ve genişleyen ağır bir dantel gibi. Günlerce elimdeki malzemelerle Karadeniz’de battım çıktım diyebilirim. Oldukça yoğun ve bol gözyaşlı bir üretim süreci idi. İnsanın çocukluğundan beri duyduğu bütün sürgün hikayelerini bir esere aktarması oldukça yıpratıcı bir süreç. Ancak bittiği an derin bir nefes alabildim.
Bugün, sürgünden onca zaman sonra bile farklı şekillerde devam eden bu acıya bakınca anlıyorum ki; şişme botlara bir umutla doluşan ve denizde can veren mültecilerden hiçbir farkı yokmuş atalarımın… Çocukluğumdan beri aklımdan gitmeyen sürgün hikayeleri var. Emzirirken baygınlık geçirip bebeklerinin boğulmasına sebep olan anneler, ölmüş annelerinin göğüslerinden süt emmeye çalışan bebekler… Hepsi bir şekilde Karadeniz’in karanlık sularına gömülmüş. Tarif edilmez bir acı ile ölen yüzbinlerce insan…”
ahalara, edilmemiş tüm danslara bir gönderme gibi. Dans ve müzik Çerkes kültürünün vazgeçilmez ifade yöntemleri, bu sebeple bu karanlık fırtınaya çocukluğumdan beri çok sevdiğim bir şarkıyı eklemek istedim. Aslında “Si Nane / Benim Annem” şarkısı, bir çocuğun anne sevgisini doğa ile müthiş bir harmoni içinde anlattığı ve neşeli tınılarına rağmen her duyduğumda gözlerimi dolduran bir parçadır. Kendisi de Suriyeli ve Çerkes bir göçmen ailenin çocuğu olan, birçok kez “müziğin genç dehası” olarak anılan Tambi Cimuk sağ olsun tam da istediğim gibi bir versiyona akordeonuyla can verdi. Anavatandan kopmuş diasporada yaşayan iki ailenin farklı jenerasyonlardan çocukları olarak atalarımızı birlikte onurlandırdık.”
Sergi 16 Aralık-7 Şubat tarihleri arasında Santral İstanbul’da gezilebilir.
Sanatçı hakkında:
Serina Haratoka Tara, İtalyan Lisesi’nde okuduğu ilk yıllarda görsel sanatlarla tanışmış ve bu ilgisini önce fotoğraf, ardından da resim sanatı ile birleştirmiştir.
YTÜ Mimarlık Fakültesi’nde okurken Dünya’yı dolaşma isteğiyle Profesyonel Turist rehberliği brövesi almış, on üç yıl boyunca pek çok ülke gezmiş ve farklı kültürlerle tanışmıştır. Eğitim hayatına bir süre daha devam etme isteğiyle İspanya’ya taşınmış, Barcelona Sinema ve Sahne Sanatları Üni. UACE’de Görüntü Yönetmenliği ve Rejisörlük dallarında çift lisans eğitimi almıştır. Yedi sene İspanya’da yaşadıktan sonra eşi ile tanışıp Türkiye’ye dönmüştür. Burada uzun yıllardır multidisipliner bir sanatçı olarak çalışmalarını sürdüren Serina 2014 yılındaki ilk kişisel sergisi sırasında başına gelen bir olay sayesinde kadim şifa teknikleriyle tanışmış ve o günden beri Şamanizm felsefesi yolunda yaşamayı seçmiştir. Bu seçim ona “Kutsal Renkler” adını verdiği bir seri yağlı boya ve akrilik tablolarını üretme konusunda da ilham vermiştir. Bugün eserleri Dünya’nın çeşitli ülkelerindeki galerilerde, önemli uluslararası çağdaş sanat fuarlarında sergilenmektedir.
Üç yıla yakın bir süredir “Kültür Mantarı Sanat Hareketi” (@kulturmantari.tv) isimli bir sosyal sorumluluk projesini yürütmekte olan Serina, sanat ve sanat tarihi ile ilgili bilgilerini Türkiye’deki milyonlarla paylaşmaktadır. Evli ve bir çocuk, bir köpek ve bir kedi annesi olan sanatçı, iyi derecede İtalyanca, İngilizce ve İspanyolca bilmektedir.
Spotify bugün, tam da bundan ilham alarakher yıl olduğu gibi 2021’de de Yılın Özeti kampanyasını başlatıyor ve kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimini kullanıcılarla buluşturuyor. Aynı zamanda Spotify, dünya genelinde 381 milyondan fazla kullanıcının her birinin 2021 yılına eşlik eden ve böylece geride bıraktığımız yılın en çok dinlenen sanatçıları, albümleri, şarkıları ve podcast‘lerini ortaya koyan listelerini de açıklıyor.
Peki dünya bu yıl kimleri, neleri dinledi? İşte sonuçlar:
Dünya listesinde ilk defa bir K-pop grubu zirvenin ilk beşi içinde yer aldı
2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen sanatçı, 9.1 milyardan fazla dinlenmeyle Latin trap ve reggaeton müzik türünün son yıllarda öne çıkan ismi Porto Riko’lu sanatçı Bad Bunny oldu. Bad Bunny’nin bu haberi ilk duyduğunda verdiği tepkiyileri görebilirsiniz. Bad Bunny’den sonra dünya zirvesini sırasıyla Taylor Swift ve BTS takip etti. Böylece bu senenin dünya genelinde en çok dinlenen sanatçıları listesinde ilk defa bir K-pop grubu zirveye adını yazdırdı. Spotify’da 2021 yılında en çok dinlenen şarkılar listesinde 1.1 milyardan fazla dinlenmeyle zirvenin sahibi, Olivia Rodrigo’nun drivers license adlı şarkısı oldu. Zirvenin ilk üç sırasında yer alan diğer şarkılar ise sırasıyla; Lil Nas X’ten MONTERO (Call Me Your Name) ve The Kid LAROI ile Justin Bieber’in birlikte seslendirdikleri STAY oldu. 2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen albümlerde ise iki kadın sanatçı öne çıktı. Olivia Rodrigo’nun SOUR, Dua Lipa’nın Future Nostalgia albümleri listenin ilk sırasına yerleşirken, bu iki kadını Justin Bieber’ın justice albümü takip etti. 2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen podcast yayınlarında zirve değişmedi. The Joe Rogan Experience, listenin birinci sırasında yer alırken, Call Her Daddy ve Crime Junkie de listenin iki ve üçüncü sırasına yerleşti.
İşte Türkiye’de 2021 yılında en çok dinlenenler: Rap, pop, rock ve indie
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen sanatçı bu sene de değişmedi ve Ezhel 2021 yılında dördüncü kez üst üste Türkiye genelinde Spotify’da en çok dinlenen sanatçı oldu. Ezhel’i yine bir rap sanatçısı olan UZI ve hemen ardından ise yıllardır ilk beşteki yerini koruyan Sezen Aksu takip etti. Türkiye’de en çok dinlenen şarkılar listesinde Sefo’dan Bilmem mi?, Madrigal’den Seni Dert Etmeler, UZI’den Krvn, Ezhel’den Bul Beni ve pop müziğin son yıllarda yükselen ismi Edis’ten Martılar adlı şarkılar yer aldı.
Türkiye’de 2021 yılının en çok dinlenen albümlerinde rap müziğin ağırlığı hissedildi. UZI’den Kan ve BEGE’den BEGEFENDİ albümleri zirvenin ilk iki sırasında yer aldı. Zirvenin üçüncü sırasına ise rock gurubu Duman’ın Belki Alışman Lazım adlı albümü yerleşerek, 2000’ler nostaljisini listelere taşıdı. Türkiye’de 2021 yılında en çok dinlenen podcast yayınlarında daha çok kişisel gelişim teması ön plana çıktı.Kendine İyi Davran ve Merdiven Altı Terapi gibi yayınlar, listenin bir ve ikinci sırasına yerleşirken, zirvenin üçüncü sırasında ise Sesli Kitap Dünyası yer aldı.
*Dünya’da ve Türkiye’de 2021’de en çok dinlenenler listelerine metnin sonunda ulaşabilirsiniz
“2021 Özeti” (2021 Wrapped) kullanıcıları şaşırtacak sürprizlerle dolu
Bugünden itibaren uygun kullanıcılar, kişiselleştirilmiş 2021 Özet deneyimlerine iOS ya da Android cihazlarında bulunan Spotify mobil uygulaması üzerinden erişim sağlayabilecek.
2021 yılının kişiselleştirilmiş deneyimi, dinleyicilerin görmeye alışık oldukları özelliklerin yanı sıra, audio tutkunlarının birbirleri ve içerik oluşturucular ile bağ kurmalarını sağlayacak yeni sürpriz özellikler de sunuyor:
Spotify ayrıca podcast yayıncıları ve sanatçılar için 2021 Özet deneyimini de kullanıma sundu. Kendi kişiselleştirilmiş Özet mikro site deneyimlere erişim sağlayan sanatçılar, içerik oluşturucular, hayranlarının nasıl dinlediğini keşfedebilecek. Daha fazla bilgi edinmek için Spotify for Artists ve Spotify for Podcasters‘a göz atabilirsiniz. James Blake, Phoebe Bridgers, Tokischa gibi sanatçıların paylaşım kartlarını içeren Sanatçı Özeti görsellerini yer almaktadır.
Spotify bu yıl ayrıca, 2021’in öne çıkanlarından oluşan veriye dayalı ve editoryal olarak oluşturulmuş çalma listelerini kullanıcıların erişimine sunduğu yeni 2021 Özeti sekmesini duyurdu. İşte 2021 Türkiye Özeti sekmesinde bulabileceklerinizine dair bazı örnekler:
Spotify Hakkında
Spotify, 2008’de kurulduğu günden bu yana, müzik dinleme alışkanlıklarını sonsuza dek değiştirdi.
Misyonumuz; milyonlarca yaratıcı sanatçıya sanatlarını var etme fırsatı verirken milyarlarca müzikseverin bu sanatçılardan ilham ve keyif almasını sağlayarak insanoğlunun yaratıcı potansiyelini açığa çıkarmak. Yaptığımız her şey, sahip olduğumuz müzik aşkına dayanıyor.
70 milyonun üzerinde şarkıyı ve 3,2 milyon podcasti ücretsiz olarak keşfedebilir, yönetebilir ve paylaşabilirsiniz. Ya da Spotify Premium ile offline mod, gelişmiş ses kalitesi, Spotify Connect ve reklamsız müzik deneyimi gibi özelliklere erişim sağlayabilirsiniz. Spotify bugün, 178 ülkeden 172 milyonu Premium üye olmak üzere 381 milyonun üzerindeki kullanıcı sayısı ile dünyanın en popüler dijital müzik hizmet platformudur.
İşte 2021 yılı Spotify TOP listeleri:
GLOBAL SONUÇLAR
2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen sanatçılar:
2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen şarkılar:
2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen albümler:
2021 yılında dünya genelinde en çok dinlenen podcast’ler:
TÜRKİYE
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen sanatçılar:
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen erkek sanatçılar:
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen kadın sanatçılar:
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen şarkılar:
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen albümler:
2021 yılında Türkiye’de en çok dinlenen podcast’ler:
Salep
Kış aylarının en sevilen içeceklerinden biri eşsiz kokusu ve tadıyla salep oluyor. Hem lezzetiyle öne çıkan hem de öksürük ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıkları iyileştirici etkiye sahip salep aslında orkidegiller familyasındaki bir bitkinin yumrularından elde ediliyor. Bu bitki ülkemizde Muğla, Kahramanmaraş, Milas, Antalya, Van, Kastamonu, Safranbolu ve Isparta’da yetişiyor. Özellikle Burdur’un Bucak ilçesinde yetişenler lezzetleriyle öne çıkıyor. Genelde üzerine tarçın dökerek şifa oranını artırdığımız salep, son yıllarda hazır paket halinde marketlerde de satılıyor. Ama bakır kazanlarda kaynatılan salepi içmenin keyfi bir başka. Gerçek salep içmek isteyenler rotalarını İstanbul Yeniköy Kahvesi, Tarihi Bağdat Kurukahvecisi, Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi ya da Dondurmacı Ali Usta’ya çevirmeli.
Boza
Yararları saymakla bitmeyen lezzetli ve kışa özgü tatlardan bir diğeri de boza oluyor. Öksürüğe iyi gelen, zihni berraklaştıran ve probiyotik işlevi gören boza, her ne kadar İstanbul’daki Vefa Bozacısı ile anılsa da aslında memleketi Bilecik. Şehirdeki Soydan Boza’da satılan bozalar öyle lezzetli ki bir kez tadana yeniden Bilecek otobüs bileti aldırıyor. Lezzetli bir boza içmek isteyenler Eskişehir’de Karakedi Bozacısı’nı, Adapazarı’nda Alikoka Bozası’nı, İzmir’de Şemikler Bozacısı’nı, Manisa’da Çınar Boza’yı ve Isparta’da Günnaz Boza’yı tercih edebilir.
Turşu
Yemeklerin en lezzetli eşlikçilerinden turşu aslında zamansız bir yiyecek olsa da kışın yemek ayrı bir keyifli oluyor. Bağışıklığı güçlendiren hatta uzmanlar tarafından kas kramplarına ve kansere iyi geldiği söylenen turşunun farklı çeşitleri farklı şehirlerimizde popüler. Ülkemizin en lezzetli turşularını bulabileceğin bazı turşucular ise şöyle; İstanbul’daki Asri Turşucu, İzmir’deki Hasan Amca, Ankara’daki Hüsmen Ağa Turşucusu, Ordu’daki Vonalı Celal ve Adana’daki İçenbilirHacı’nın Şalgamı.
Kestane
Seyyar satıcılarda satılan en lezzetli yiyeceklerden kestane, evlerde de fırınlanarak ya da haşlanarak hazırlanıyor. Magnezyum, fosfor, kalsiyum, potasyum, B ve C vitaminleri açısından zengin bir içeriğe sahip olan kestane, kış aylarındaki yorgunluğun üstesinden gelmek için de birebir. Doğu Karadeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yetiştirilen kestanelerin en lezzetlileri nemli iklimsel koşulları sayesinde Aydın’da yetişiyor.
Sıcak çikolata
Kış soğuklarında içimizi ısıtan sıcak çikolata, büyük küçük herkesin çok sevdiği bir içecek. Hele ki kış tatili yörelerinde ve kayak otelleri pistlerinde tüm gün keyifli vakit geçirip eğlendikten sonra sıcak çikolata içmenin keyfi bambaşka oluyor. Geçmişi yaklaşık 2000 sene öncesine kadar dayanan sıcak çikolatanın lezzetli bir içecek olmasının yanı sıra sağlığa yararları da bulunuyor. Sıcak çikolatanın yüksek oranda antioksidan içermesiyle kalp rahatsızlıklarına iyi geldiği söyleniyor. İstanbul’da Rumeli Çikolatacısı, Aşşk Kahve, J’adore Chocolatier gibi yerlerde tadına doyum olmaz sıcak çikolatalar içebilirsiniz.
Kabak tatlısı
Kış denildiğinde akla gelen tatlılardan biri şüphesiz kabak tatlısı oluyor. Havaların soğumasıyla birlikte pazarların en popüler ürününe dönüşen bal kabağıyla yapılan kabak tatlısının birbirinden farklı yorumu var. Ancak Antalya, Hatay ve Aydın gibi havanın daha sıcak olduğu illerde yapılan hali en lezzetlisi oluyor. Bu şehirlerin ünlü tarifine göre bal kabakları üzerine şeker dökülerek 24 saat bekletiliyor. Sonrasında tahin-ceviz ikilisiyle servis ediliyor. Bu tatlı gerçekten öyle keyifli ki sırf yerinde deneyimlemek için Antalya uçak bileti alanlar var.
Ayva tatlısı
Türkiye’nin ayva ihtiyacının %70’ini karşılayan Geyve’de üretilen ayvalardan her kış evlerde ya da restoranlarda ayva tatlısı yapılıyor ve bu tatlı, kabak tatlısının en büyük rakibi oluyor. Ayvaların şekerli suda pişirilmesiyle ve çekirdeklerindeki pigmentle renklendirilmesiyle yapılan ayva tatlısı, genelde kaymakla servis ediliyor. Çokça şehirde yapılan bu tatlının en lezzetli yorumlarından biri Bursa’da. Çünkü ayva tatlısı bir saray yemeği ve en güzel tarifin Bursa’da olmasında şehrin uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin başkenti olmasının etkisi büyük.
]]>Rahmi M. Koç Müzesi çocuk atölyeleri aralık ayında da devam ediyor. Müze eğitmenlerinin anlatımıyla çevrim içi ve yüz yüze gerçekleştirilen sanat-bilim atölyelerinin bu ayki teması ‘yılbaşı’. Çocuklar, atölyeler süresince müzenin ilgili bölümlerini geziyor, ardından gördüklerini kendi hayal dünyalarına göre tasarlayarak eğlencenin tadına varıyor. Aralık ayı hafta sonu atölye programı şöyle:
Fanusa Yılbaşını Sığdırdık – 4 Aralık (5-7 yaş)
Çocuklar bu atölyede önce ahşap objeleri boyuyor, ardından bu objeleri cam bir fanusa yerleştiriyor. Ortaya ışıklarla aydınlatılan bir yılbaşı küresi çıkıyor.
Görünmez Müzisyenler – 11 Aralık (7-10 yaş)
Bu tasarım atölyesinde çocuklar laternanın ne olduğunu, nasıl çalıştığını öğreniyor. Birbirinden farklı ürünlerle kendi kutularını tasarlayarak yılbaşına müzik katıyor.
Işıl Işıl Yılbaşı Ağacım – 18 Aralık (5-7 yaş)
Işıklı bir yılbaşı ağacı yapmaya ne dersiniz? Çocuklar, ahşaptan yapılmış yılbaşı ağaçlarını hem boyuyor hem ışıklandırıyor.
Peg Bebeğin Dünyası – 25 Aralık (8-12 yaş)
Rahmi M. Koç Müzesi’nde sergilenen Dünya Bebekleri Sergisi’nden esinlenerek hazırlanan bu atölyede çocuklar önce sergiyi geziyor. Ardından sergideki bebeklerin hikayelerini öğrenerek yılbaşı konseptinde peg bebeklere ev tasarlıyor.
Rahmi M. Koç Müzesi hakkında:
Rahmi M. Koç Müzesi Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesidir. 14 binin üzerinde objeden oluşan koleksiyonu, çocuklara yönelik eğitimleri ve atölyeleri ile kültür ve eğlenceyi bir arada sunabilen tek adres olan Rahmi M. Koç Müzesi Mustafa V. Koç/Lengerhane binası ve Hasköy Tersanesi olmak üzere iki tarihi bina ile halihazırda 11 bin 250 m2’lik kapalı alana ve yaklaşık 17 bin metrekarelik açık alana sahiptir. Müze, salı-cuma 10.00 – 17.30, cumartesi-pazar 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
*Atölyelere ilişkin detaylı bilgi [email protected] adresinden alınabilir.
]]>Cibali Karakolu hali hazırda varlığını koruyan pek çok gerçeğe ışık tutarak geçmişten günümüzü yansıtan eleştirel bir ayna olmayı başarıyor. Öğrenilmiş kadın erkek ilişkileri başta olmak üzere, paranın ilişkilerdeki etkisi, çeşitli kurumlardaki eksikliklerin neden olduğu yetersizlik, toplumsal ve politik yaşama dair eleştirilerle biçimlenen oyun, güldürmek kadar yeniden cevaplanması gereken pek çok soruyu da beraberinde getirmektedir.
Oyunda izleyenleri kahkahaya boğan süper komedinin Cibali Karakolu’na başkomiser olarak tayin edilen Cafer Kıskıvrak’ın başından geçen olayları anlatıyor. Kıskıvrak’ın, karakola gelen insanların sorunlarını kendine özgü yöntemlerle çözmeye çalışırken yaşadığı komik olayların süper bir komedi tadında anlatıldığı oyunun, Erzurumlu tiyatro severler tarafından büyük ilgi gördüğü ve aileler tarafından sevilerek izleniyor, oyunda ayrıca Türk polisinin yaşadığı zorluklar, gösterdiği fedakarlıklar ve çektiği sıkıntılara vurgu yapıyor.
Muammer Karaca’nın yazdığı Murat Karasungur’un yönettiği 2 perdelik oyunda Murat Karasungur, Şerif Avcı,Murat Çobanoğlu,Büşra Özyazıcıoğlu ,Yakup Tepe,Mert Kamil Alan , Ecem Nur Beşlioğlu,Berna Horasan,Gülaydın Yılmaz , Esra Yavuz,Fulya Göktaş,Samet Bağdelen,Bahar Bakoğlu rol alıyor olacaklar. Oyunda görev alacak diğer oyuncular şunlar: Kondivit :Hakan Dural, Işık ve Ses: Kevser Kemaloğlu, Koordinatör :Tahsin Ercilsin,Reji YDR: İsrafil Keleş, Dekor ve Kostüm: İbrahim Akpınar, Makyaj :Gülşah Özgündoğdu ..
5 Aralık günü 15:00’te sahnelenecek oyun ayrıca saat 19.00’da tekrar perde diyecek.
]]>Öğretmenler Günü’nde tüm öğretmenler, İstanbul Modern’i ücretsiz ziyaret edip, sergi geziyor
Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’i Beyoğlu’ndaki geçici mekânı 24 Kasım Çarşamba günü tüm öğretmenlere ücretsiz olacak. Öğretmenler bu özel günde müzenin koleksiyon, Etkileşimler ve Uluslararası Sanatçı Filmleri sergisini gezebiliyor.
İstanbul Modern’in müze koleksiyonunu oluşturan üç önemli yönelimi bir araya getirdiği koleksiyon sergisi müzenin iki katında yer alıyor. Sergide farklı kuşaklardan 30 sanatçı ve 2 sanatçı ikilisinin 40 yapıtı sergileniyor.
İstanbul Modern’in koleksiyonundan oluşturduğu “Etkileşimler” adlı süreli sergisi ise sanatçıların yapıtlarıyla atıfta bulunduğu ve ilham aldığı plastik sanatlar, mimari, edebiyat, müzik ve sinema alanından çeşitli konu ve isimlere odaklanıyor.
Dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıların video, animasyon ve kısa filmlerinin yer aldığı Artists’ Film International (Uluslararası Sanatçı Filmleri) programı 14. yılında “Özen Göstermek” üzerine odaklanıyor.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi üniversite okumak için Ankara’ya gelen ancak barınma sorunu yaşayan öğrencilere konser sürprizi yaptı. Büyükşehir Belediyesi, kiraladığı yurt ve otellerde kalan öğrencileri son olarak ünlü sanatçı Haluk Levent ve Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu’nun konserine götürerek misafir etti.
Üniversiteyi Ankara’da okumak için gelen ancak barınma sorunu yaşayan öğrencileri kiralanan yurt ve otellere yerleştirmeyi sürdüren Büyükşehir Belediyesi, kentteki kültür ve sanat etkinliklere katılımlarını sağlamak için öğrencileri Başkent’te düzenlenen konser programlarında misafir ediyor.
ÖĞRENCİLERE MORAL KONSERİ
Barınma sorunu çözülen öğrencilerin hem Ankara’ya alışmaları hem de moral olması amacıyla çeşitli konser programlarına davet eden Büyükşehir Belediyesi, öğrencileri önce Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nda düzenlenen Ankara Kent Filarmoni Orkestrası’nın konserinde ağırladı daha sonra da ATO Congresium’da gerçekleşen Haluk Levent ve Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu’nun konserine bilet alarak sürpriz yaptı.
Büyükşehir Belediyesi, kiralanan yurt ve otellerde kalan öğrencileri Ankara Zabıtası eşliğinde servis araçlarıyla konsere götürdü.
Bir yandan ‘Büyükşehir Parklarda’ konser programlarıyla Başkentlileri açık havada yaz konserleriyle buluşturan bir yandan da gençlerin beğeniyle takip ettiği elektronik müzik gruplarını desteklemeyi ve elektronik müziği tanıtmayı amaçlayan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de ilk kez “Elektronik Müzik Festivali”ne de ev sahipliği yapıyor.
TURİSTLER DE YOĞUN İLGİ GÖSTERİYOR
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ile Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın iş birliğiyle düzenlenen festivale, Başkentli gençler kadar turistler de yoğun ilgi gösteriyor.
Ankara Kalesi’nde DJ Ugr’nin, Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı’nda Sinan Çelik-Outdo Angst’ın, Botanik Park’ta TRIART’ın, 30 Ağustos Zafer Parkı’nda Sayınerr’in, Seğmenler Parkı’nda Fred Lenix’in, Mogan Park’ta Murat Uğurlu’nun, Altınpark’ta Günce Acı’nın, Gençlik Parkı’nda ise Ongun Tütüncü’nün sergilediği perfomanslar gençlerden tam not aldı.
GENÇLER BOTANİK PARK’TA NOTALARIN TINILARIYLA COŞTU
Büyükşehir Belediyesi, gençlerin severek dinlediği elektronik müzik gruplarını desteklemeye devam ederken, DJ Görkem Gökkaya ve Ensar Şahin’i Botanik Park’ta elektronik müzikseverlerle buluşturdu.
Parklarda yapılan elektronik müzik etkinliğinin gençler tarafından yoğun ilgi gördüğünü söyleyen DJ Görkem Gökkaya, “Büyükşehir Belediyesine çok çok teşekkür etmek istiyoruz. Diğer belediyelerin de umarız ki bundan örnek alıp böyle projeler geliştirmesini ve ön ayak olmasını istiyoruz” derken, DJ Ensar Şahin de düşüncelerini, “Herkesin eve kapandığı günlerde böyle güzel etkinliklerin yapılması çok değerli. Bizimde böyle bir etkinlikte bulunmamız gurur verici. Ayrıca ücretsiz de yapılıyor” sözleriyle paylaştı.
Elektronik müzik etkinliğini dinlemeye gelen gençlerden Melih Bilgen, “Uzun zamandır Ankara’da böyle bir organizasyon görmemiştim. Umarım bu etkinliklerin devamı gelir. Dilerim insanların rahatça müzik dinleyeceği, keyif alacağı ortamları her zaman yaratabilirler” diye konuştu.
FESTİVAL 1 EKİM’DE SONA ERİYOR
ABB TV, Youtube Kanalı ve Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak yayınlanan ve kentin farklı noktalarında DJ’lerin sahne aldığı festival, 1 Ekim’e kadar devam edecek.
“Elektronik Müziğin Başkenti” sloganıyla 17.00-19.00 saatleri arasında herkese açık olarak düzenlenen festival DJ Deniz Kabu’nun 30 Eylül’de Anıtpark’ta, Sezer Uysal’ın ise Dikmen Vadisi’nde 1 Ekim tarihinde vereceği konserle sona erecek.
]]>Üsküdar’ı şehrin kültür sanat merkezi haline getiren Üsküdar Belediyesi, resim, heykel, minyatür, seramik, cam, fotoğraf ve baskı sanatının en güzel örneklerini Yaz Vakti II Sergisi’nde bir araya getirdi.
Küratörlüğünü Yasemin Aslan Bakiri’nin üstlendiği sergi, farklı sanat dallarında başarı hikâyeleri yazan yerli ve yabancı sanatçıların eserlerinden oluşuyor.
İstanbul’un kültür ve sanat merkezi haline dönüşen Üsküdar’da resim, heykel, minyatür, seramik, cam, fotoğraf ve baskı sanatının en güzel örnekleri ‘2. Uluslararası Yaz Vakti Sergisi’nde bir araya geldi.
Küratörlüğünü Yasemin Aslan Bakiri’nin üstlendiği sergide, farklı sanat dallarında başarı hikâyeleri yazan yerli ve yabancı sanatçıların eserleri sanatseverlerle buluştu.
Üsküdar Nevmekan Sahil Galeri’de Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in de katılımıyla ‘2. Uluslararası Yaz Vakti Sergisi’ sanatseverlerle buluştu. Sergi, farklı sanat dallarında başarı hikâyeleri yazan yerli ve yabancı sanatçıları eserlerinden oluşuyor.
Ressam, hattat ve şair kişiliğiyle resim sanatına kalıcı değerler kazandıran İran’ın bağımsız, öncü, tanınmış ve çağdaş sanatçılarından Alireza Mojabi, heykelde yılın sanatçısı ödülünün sahibi Cem Sağbil, baskı sanatının temsilcilerinden Demir Kardaş, seramik sanatında ödüllerle dolu başarı hikayeleri yazan Evren Daşdağ ile Kadir Demir, minyatür sanatının tarih yolculuğunda ulaştığı son noktanın aktörlerinden Gülümser Sarıalioğlu, cam sanatında yerelden globale uzanan başarılar elde eden Mustafa Ağatekin, sanat hayatını akademik başarılarıyla destekleyerek resim sanatının gelişimine yön veren Reyhan Uludağ, cam festivali belgeseliyle camın sanatın elleriyle şekillenişine projeksiyon tutan usta fotoğrafçı Serhat Özdemir, ahşabı heykelle buluşturan heykeltıraş, ressam, şair, kaligrafist, modern sanat araştırmacısı Seyed Davoud’un eserlerinden oluşan sergi, sanatın en yeni örneklerini İstanbullularla buluşturdu. Sergi, 13 Ağustos’tan 19 Kasım tarihine kadar kapılarını ziyaretçilerine açık tutacak.
Türkmen: “Buraya gelen misafirlerimiz sanata maruz kalacak”
‘2. Uluslararası Yaz Vakti Sergisi’nin açılışına katılan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Bu sergiye aslında bir buçuk yılı aşkındır insanların evlerine kapandığı ya da sosyal hayatlarından uzaklaştığı bir dönemin sonunda hasret giderme sergisi de diyebiliriz. Birbirinden değerli, birbirinden kıymetli çok güzel sanatçılarımız hünerlerini burada sergiliyorlar. Burada resim var, heykel var, minyatür var, çini var. Adı üzerinde uluslararası bir sergi bu, çünkü uluslararası sanatçılarımız var. Burada eserler yaz boyunca sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Buraya gelen misafirlerimiz sanata maruz kalacaklar. Böyle bir güzellik de var burada. Herkesi bu sergiyi gezmeye davet ediyorum” dedi.
Bakiri : ”Sergi dostluk ve güzellik duygularını öne çıkarıyor”
Serginin küratörü dünyaca ünlü cam sanatçısı Yasemin Aslan Bakiri ise açılışta yaptığı konuşmada ‘’Sanatın kendine özgü bir dili ve dünyası var. Sanatçıların yapıtlarına verdiği anlam toplumsal koşullara, düşüncelerine ve dünyaya bakış açılarına göre değişebiliyor. Farklı sanat disiplinlerini ve duygularını aynı çatı altında toplayan bu sergi günümüzde tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu dostluk ve güzellik duygularını ön plana çıkarmayı hedefliyor. Sanata ve sanatçıya verdiği desteklerden dolayı Üsküdar Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum’’ diye konuştu.
Kardaş: “İstanbul’daki en güzel galerilerden bir tanesi”
Sergide eserleri bulunan sanatçı Demir Kardaş ise konuşmasında;
“Ummadığım kadar güzel bir mekanın içerisinde bulduk kendimizi. İstanbul’daki en güzel galerilerden bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Her türlü imkanı olan bir mekandayız şu anda. Arkamdaki işler benim. Bunlar benim baskı sanatıyla ilgili yaptığım işler” dedi.