İple çektiğimiz yaz ayları nihayet geldi ve müzikseverler plajlarda bu yaz sezonunun nasıl bir enerji getireceğinin merakı içinde. 2022 yazına damga vurması beklenen şarkılar ve trendler, çokça merak edilen konuların başında geliyor. Spotify, yaz süresince kulaklarımızın pasını silecek şarkıları açıkladı.
Türkiye plajlarında rap, pop ve indie esintilerine hazır olun!
Türkiye’de ise rap sanatçısı Sefo’dan Tutsak, Derya Uluğ’dan Hadi Çal, Oğuzhan Koç’tan Aşk Beni Yendi gibi Türkçe şarkıların yanı sıra, Purple Disco Machine’den In The Dark ve Black Eyed Peas & Shakira düeti DON’T YOU WORRY gibi yabancı şarkıların da 2022 yazının hitleri arasında yer alması bekleniyor. cakal’ın İmdat ve 2022’de çıkış yakalayan KÖFN’ün Bi’ Tek Ben Anlarım adlı şarkıları da 2022 yazında kulaklara kazınacak şarkılar arasında. Evdeki Saat’ten Sustum ve Emircan İğrek’ten Kafa Tatili gibi şarkılar da Türkiye’de yaza sakin bir ruh katacak.
Yaz şarkıları: 2022 yazında tüm dünyada, birbirinden farklı müzik türlerinde, farklı modlara hitap edecek favori şarkılar arasında Harry Styles’tan As it Was, Beyoncé’danBreak My Soul, The Weeknd’den Take My Breath ve Post Malone ve Doja Cat ikilisinden yepyeni bir şarkı I Like You (A Happier Song) bulunuyor.
Bu yaz tüm dünyada ve Türkiye’de hangi şarkılar dinlenecek?
Spotify tarafından açıklanan ve bu yaza damga vurması beklenen global 2022 Songs of Summer hitlerini alfabetik sırayla aşağıda bulabilirsiniz:
İşte Türkiye’de 2022 yazına damga vurması beklenen Yaz Hitleri listesinden öne çıkan şarkılar:
Geride bıraktığımız sezonu tüm yaş kategorilerinde şampiyon olarak tamamlayan VakıfBank Spor Kulübü’nün altyapı organizasyonunda yeni sezon idari yapılanması belirlendi.
Dünyanın en üretken ve başarılı altyapı organizasyonlarından biri olan VakıfBank Spor Kulübü’nde aktif sporculuk kariyerini noktalayan Melis Gürkaynak Altyapı Menajeri olurken, VakıfBank’ın Avrupa ve Dünya şampiyonları yetiştiren altyapısında yeni görevler belli oldu.
Geçtiğimiz yıllarda Voleybol Okulları Koordinatörü pozisyonunda görev yapan Üzeyir Özdurak, Altyapı Teknik Koordinatörü görevine getirilirken, Altyapı İdari Sorumlusu olarak görev yapan Serhat Gürsoy ise önümüzdeki sezon Voleybol Okulları Koordinatörü olarak görev alacak.
Ferkan Merdan: ” Öz kaynaklarımıza sonsuz güven duyuyoruz”
VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı ve Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Ferkan Merdan yeni görevlendirmeler ile ilgili yaptığı açıklamada, “Medar-ı iftiharımız altyapımızdaki yeni görevlendirmelerin kulübümüze ve Türk voleyboluna hayırlı olmasını diliyorum. VakıfBank Spor Kulübü olarak öz kaynaklarımıza sonsuz güven duyuyoruz. Bugüne kadar kulübümüze ve voleybolumuza yüzlerce oyuncu yetiştiren altyapımız yeni yapılanması ile yine en büyük güçlerimizden biri olacak” ifadelerini kullandı.
]]>Henüz küçük bir çocukken ailesiyle birlikte göç ettiği ABD’de şöhreti bulan R&B müziğinin dev ismi French Montana, ertelemeli olarak ilk kez Türkiye’ye geliyor. Geçtiğimiz hafta çıkardığı Montega albümüyle listelerin ilk sırasında yer alan ünlü rapçi, yeni şarkılarını Masquerade Istanbul’da sevenlerine söyleyecek.
Hem tatil yapacak hem konser verecek
Post Malone ve Carli B gibi rap dünyasının ünlü isimleri ile yaptığı düetler ve single albümleri ile birden fazla kez Grammy adayı olan French Montana, İstanbul’da konserin ardından bir süre daha kalacağı ve tatil planı yaptığı öğrenildi.
Konser biletleri tükenmek üzere
17 Temmuz Pazar günü Masquerade Club’ta gerçekleşecek konser ile ilgili açıklamada bulunan Masquerade Istanbul işletmecisi Arda Arman Perihan, “Dünyaca ünlü şarkıcı French Montana’yı Türkiye’ye getirmekten dolayı oldukça heyecanlıyız. Öğrendiğimiz kadarıyla kendisi de çok büyük mutluluk duyuyor. Konser sonrası tatil ve ilham için Türkiye’de kalmayı planlıyor. French Montana ilk kez 2020 yılında gelecekti fakat Covid-19 salgını yüzünden bu yıla ertelendi” dedi. Konser biletlerinin çoğunun satıldığı ve biletlerin tükenmek üzere olduğu belirtildi.
Özel hayatı ile de gündemde
Sosyal medya hesaplarını aktif kullanan French Montana, 30 milyonun üzerinde takipçiye sahip. Ünlü rapçi, yaptığı yatırımlar ve ünlü isimlerle arkadaşlıkları ile magazin gündeminde üst sıralarda yer alırken, bir dönem Khloe Kardashian ile yaşadığı ilişkiyle dikkat çekmişti.
]]>Erkek modasında RAMSEY ve KİP markalarıyla faaliyet gösteren Gürmen Group, sektöre genç yetenekleri kazandırmayı hedefleyen ve üniversite-sektör iş birliği adına referans alınacak özel bir adım attı. Gürmen Group ile İstanbul Aydın Üniversitesi’nin Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu Moda Tasarım Bölümü ile yapılan iş birliğiyle “Sürdürülebilirlik” temalı “Gömlek Tasarım Yarışması” düzenlendi.
Yaklaşık 200 genç üniversitelinin başvuru yaptığı ve aralarından 10 finalistin seçildiği yarışmanın ödül töreni; Gürmen Group Tasarım Merkezi ekibi ile İstanbul Aydın Üniversitesi Yöneticileri, Moda Tasarım Bölümü öğrencileriyle ailelerinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.
“Gömlek Tasarım Yarışması” ödül töreninde; finale kalan 10 öğrencinin Kastamonu Gömlek Fabrikası’nda dikilen tasarımları mini bir defile ile sunulurken 3 öğrenci büyük ödül sahibi oldu. Ayrıca birinciliği elde eden genç tasarımcının gömlek tasarımı, sınırlı sayıda üretilerek RAMSEY’in seçili mağazalarında tüketicilerin beğenisine sunulacak.
“Gömlek Tasarım Yarışması”nın ödül töreninde konuşan Gürmen Group Tasarım Merkezi Direktörü Metin Baran Saltık, grup olarak RAMSEY ve KİP markalarıyla erkek moda sektöründe uzman, yenilikçi ve her biri özel hikayelere sahip tasarımlar geliştirme konusunda öncü, nitelikli üretim becerisi, üretim kapasitesi ve insan kaynağıyla referans alınan bir konuma sahip olduklarına dikkat çekti.
Yeni yetenekleri moda sektörüne kazandırmak hedefleniyor
Sahip olunan bu güçlü bilgi birikimi ve uzmanlığı genç yetenekler ile de paylaşmak, onları erkek moda sektörüne kazandırmak, kariyerlerini bu alanda yapmaları için teşvik etmek adına İstanbul Aydın Üniversitesi ve farklı eğitim kurumlarıyla yapılan iş birliklerini çok önemsediklerini belirten Saltık, şunları aktardı: “Yarışmada özgünlük, çizim becerisi, sunum bütünlüğü, yenilikçi bakış açısı, tasarımlarda sürdürülebilirliği destekleyen materyal, aksesuar kullanımı ve endüstriyel bir modele dönüşebilme gibi başlıkları değerlendirdik. Ve değerlendirme kriterlerimize uyan çok sayıda alternatifle karşılaşmak özellikle de sürdürülebilirliği sahiplenen; atık kumaşlarla yapılan ya da doğal baskıların, asma yaprağı, elma kabuğu gibi içeriklerin, organik pamuk gibi doğal elyafların, kök boyamaların kullandığı tasarımlarla karşılaşmak memnuniyet vericiydi. 21 kişilik Gürmen Group Tasarım Merkezi ekibimiz tasarımların çizimden üretimine kadar ki tüm süreçlerinde genç üniversitelilerin hep yanında oldu. Onlara kumaş ve aksesuar seçiminden model geliştirmeye, kalıp oluşturmaya kadar yol gösterici oldu. Umarız bu onlar için de faydalı bir deneyim olmuştur. Genç tasarımcıların yeteneklerinin keşfedilmesi, erkek moda sektörüne kazandırılmaları adına bu tip iş birlikleri ve projelere destek vermeyi sürdüreceğiz.”
İstanbul Aydın Üniversitesi Anadolu Bil Meslek Yüksekokulu Moda Tasarım Bölümü Başkanı Öğretim Görevlisi Nihal Bolkol da bölüm olarak 2005 yılından beri teknolojik donanımı ve özgün uygulamalarıyla alanında ayrışan bir eğitim sunduklarını belirterek, “Öğrencilerimize çok boyutlu ve disiplinler arası verilen eğitimin kalitesi, sektörle olan iletişimin güncel tutulması adına Gömlek Tasarım Yarışması çok önemli bir gösterge. Öğrencilerimize moda alanında kariyer yapmaları için kurduğumuz stüdyolarda işlevsel bir eğitim verirken buradaki tüm teknoloji ekipmanlar, eğitim altyapımızdaki dijitalleşmenin sağladığı hız ve üretkenlikle onları donanımlı bir şekilde iş hayatına hazırlıyoruz. Gürmen Group ve üniversitemiz arasındaki iş birliği hem mevcut öğrencilerimiz hem de yeni öğrencilerimize çok iyi bir referans olacak ve yol gösterecek” açıklamasını yaptı.
]]>Uzamış Covid’e Dikkat
2 yılı aşkın süredir hayatımızda olan Covid-19’un etkileri hala sürüyor. Tüm dünyada yüz milyonlarca insanı etkileyen salgın hastalık, şimdi de varyantları ve uzamış etkileriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Hatta tıp literatüründe de Long Covid ya da Post Covid adı verilen Uzamış Covid ve Covid Sonrası terimleriyle varlığını sürdürüyor. Peki ‘’Uzamış Covid kimlerde oluyor?’’ ‘’Uzamış Covid’de neler oluyor?’’ ve ‘’Uzamış Covid’i nasıl yönetebiliriz?’’ tüm bu kritik soruların cevabı için Infinity Regenerative Clinic Medikal Direktörü Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver’le bir araya geldik.
Covid-19 geçiren kişilere ilişkin kaydedilen sağlık verileri üzerinden yapılan bilimsel çalışmalarda; Covid-19 geçiren kişilerin yüzde 10 ile yüzde 35’inde Uzamış Covid belirtilerini ve bulgularını gördüklerini aktaran Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver “Özellikle Covid-19 hastalığı süresinde, hastanede yatan kişilerde bu oran çok daha fazla. Kadınlarda, sigara kullananlarda, ileri yaşlarda, kronik hastalığı olan bireylerde, kilolu ve obezitesi olan hastalarda daha fazla görülen ‘Uzamış Covid’ toplumun büyük bir kesiminin risk altında olduğunu gösteriyor. ‘’ diyor.
Yapılan araştırmalara göre; Covid-19’un vücudun sadece bir bölgesini etkilemediğini, tüm doku, organ ve sistemleri etkileyen bir çoklu sistem hastalığı olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr.Tanrıver “Uzamış Covid’in en yaygın belirtileri; hayatı etkileyen yorgunluk, tükenmişlik, bitkinlik, fiziksel ve mental aktivite sonrası halsizlik, ateş, solunum güçlüğü, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı gibi solunum ve kalp damar ile ilgili rahatsızlıklardır. Beyin sisi olarak da adlandırdığımız düşünmede güçlük ve odaklanamama, dikkati toplayamama, hafızada aksamalar ve baş ağrısı, uyku sorunları, ayağa kalkınca sersemlik, vücutta iğnelenme, karıncalanma, his farklılıkları, tat ve koku almada değişiklik ya da kayıp, depresyon ya da kaygı gibi nörolojik veya psikolojik belirtileri de bulunmaktadır. Ayrıca ishal ve karın ağrısı gibi sindirim sistemiyle ilgili kas, eklem ağrıları, deride döküntü, menstrüasyon döngüsünde farklılaşma gibi birçok belirti de görülebilmektedir” dedi.
Bazı kişilerde daha önce olmayan diyabet gibi hastalıkların ortaya çıkmasının da mümkün olabildiğini hatırlatan Uzm. Dr. Tanrıver ‘’Kan değerlerinde farklılık, akciğerlerde ve solunum fonksiyon testlerinde değişiklik, karaciğerde ve karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma, carotis arter yani şah damarı dahil olmak üzere damar duvarlarında kalınlaşma ve bozulmalar bulgu olarak karşımıza çıkabiliyor.’’
Uzamış Covid’in neden ve nasıl olduğuna dair çalışmaların halen devam ettiğini ve birçok faktörün rol oynadığından da bahseden Uzm. Dr. Tanrıver ‘’Herhangi bir enfeksiyon ya da travmaya karşılık vücut SIRS dediğimiz yangısal bir yanıt geliştirir. Yani bağışıklık sistemi aşırı aktive olur ve sadece enfeksiyon ya da travmaya karşı değil normal olan hücre ve dokulara da saldırabilir. Buna karşılık, vücut kendini korumaya almak üzere bu defa CARS dediğimiz bağışıklık sisteminin aktivasyonunu engelleyen sistem harekete geçmektedir. Bu iki sistemin zamanlaması ve şiddeti, hem Covid-19’un nasıl atlatılacağını hem de Covid-19 sonrası sürecin nasıl geçeceğini belirlemektedir” dedi.
Covid-19’un Vücutta Bıraktığı Hasar İncelenmeli
Kişinin şu anki sağlık durumunun saptanması, risk faktörlerinin ortaya çıkarılması, kalp ve kalp damarları dahil vücuttaki tüm damarların incelenmesi, kalp ritminin değerlendirilmesi ve pıhtılaşmaya yönelik tetkiklerin yapılması ve kas ve iskelet sistemi dahil tüm organ ve sistemlerin gerekirse ileri teknoloji kullanılarak incelenmesini öneren Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver ‘’Covid-19 döneminde ertelediğiniz tüm kontrolleri yaptırarak, bağışıklık sisteminizin size uygun olarak çalışmasını sağlayın. Hücre içi de olmak üzere vitamin, mineral ve aminoasitlerin ölçülmesi, eksiklerin uygun durumda ve hekim kontrolünde damar yoluyle tamamlanması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Tanrıver; “Beslenmenin en uygun şekilde düzenlenmesi, hücre seviyesinde gıdalanmanın olması, stres yönetiminin yapılması, kaliteli bir uykunun sağlanması, kişiye özel egzersiz programının belirlenmesi, vücuttaki toksinlerin belirlenmesi ve atılması ana tedavi yaklaşımı olmalıdır” şeklinde özet bilgiler de verdi.
]]>İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Spor Kulübü yüzücüleri 07-10 Nisan tarihlerinde, Çorum ilinde gerçekleştirilen “Paletli Yüzme Kulüplerarası Büyükler Türkiye Şampiyonasında” tarihi bir başarıya imza attı. 2011-2012 sezonundan itibaren, Şampiyonluk kürsüsünü kimseye kaptırmayan sporcular, Çorum’da elde ettikleri son zafer ile üst üste 10 sezon Türkiye Şampiyonu olmayı başardılar. Büyük Kadın Takımı, müsabakalarda elde ettikleri dereceler ile 9 altın, 3 gümüş, 4 bronz madalya kazanarak, genel toplamda 1096 puan toplayarak, üst üste 10. kez Türkiye Şampiyonu oldular.
Sporcuları yarışmalara hazırlayan antrenörler Alper Erkmen ile Eşref Ayvaz, paletli yüzme sporunda yüzücülerin saatte 20 km hıza yaklaşabildiklerini ve yunus tekniğini kopyalayarak yüzdüklerini belirttiler. İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Spor Kulübü Başkanı Nevzat Özkök; yüzme sporunun gençlerde fiziksel gelişimin yanı sıra, zihinsel gelişime ve disiplin becerisine katkıda bulunduğunu ekledi.
Sporun sağladığı disiplinli yaklaşım akademik başarıya da katkıda bulunuyor
Özkök; bünyesinde pek çok farklı branşı barındıran İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Spor Kulübü’nde; spor kültürü ve felsefesini tüm yönleriyle öğrenmiş, doğru karaktere sahip bireyler yetiştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Kulüpte lisanslı veya düzenli olarak spor yapan her yaştan öğrencilerin disiplinli yaklaşımları sayesinde elde ettikleri akademik başarılar ailelerini de sevindiriyor.
]]>Michelin, seçilen ilk restoranları 11 Ekim 2022’de açıklayacak olan MICHELIN Rehberi İstanbul’u duyurmanın mutluluğunu yaşıyor.Böylece İstanbul, MICHELIN Rehberi müfettişleri tarafından gastronomisi ön plana çıkarılan 38. uluslararası destinasyon olacak.
MICHELIN Rehberleri Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, konuyla ilgili olarak, “İstanbul, tarihi, kültürü ve kültürler arası karakteriyle yüzyıllardır dünyanın gözlerini kamaştırıyor. Haliç’ten Boğaz’ın iki yakasına uzanan bu medeniyet köprüsü, kıtalar arası diyaloğu kolaylaştırırken insanların yeni ve eski bilgi birikimlerini gelenek ve tariflerle buluşturuyor. Birinci sınıf gastronomik destinasyon niteliğindeki İstanbul, MICHELIN Rehberi’nin bu adımıyla dünyanın her yerindeki gurmelerle buluşacak. Benzersiz bir yemek karakterini şekillendiren kadim gelenekler ile genç, açık fikirli ve yaratıcı yeteneklerden beslenen İstanbul mutfağı, ekibimizi hayranlık içinde bıraktı” dedi.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy “MICHELIN Rehberi’nin İstanbul yeme – içme sektörüne gösterdiği bu ilgi, Türkiye’nin gastronomi turizminde ön sıralarda olduğunun göstergesidir. MICHELIN Rehberi’nin yaptığı seçimlerin; özgünlüğü, çeşitliliği, sürdürülebilirliği ve yaratıcılığıyla ön plana çıkan işletmelerimizi yepyeni bir perspektifle global sahneye taşıyacağına ve İstanbul’u bir “Gastrocity” olarak konumlandırma çalışmalarımıza destek olacağına canı gönülden inanıyorum. Her bir bölgesinde farklı iklimlerin hüküm sürdüğü topraklarında taptaze ürünleri tarladan sofraya taşıyan Türk mutfağı, içinde kültürel aktarımı da barındıran aynı zamanda atıksız bir mutfak olarak tarih boyunca yeme içme trendlerine öncülük etmiştir. Dünya metropolü İstanbul sadece Türk mutfağının değil, dünya mutfaklarının da en seçkin lezzetlerini tatma olanağı sunan, tüm lezzet arayışlarına cevap verebilecek potansiyele sahip bir gastronomi başkentidir” dedi.
İki kıtayı birbirine bağlayan İstanbul, 15 milyonu aşan nüfusuyla dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan bir şekilde kültürlerin birlikteliğine ev sahipliği yapıyor. Bu stratejik konumun en önemli sonuçlarından biri olarak, İstanbul’un gastronomisi zengin çeşitliliğe sahip mutfak geleneğine dayanıyor, yüzyıllar boyunca durmadan gelişiyor ve hassas değişimler sahneliyor. Şehrin yemek kültürünün standart taşıyıcıları arasında muhteşem dolmalar, mezeler ve salatalar gibi bitki bazlı tarifler yer alırken, taze ve kuru meyvelerin ön planda olduğu sayısız tatlının yanında, balık ve en kaliteli etlerle yapılan yemeklerinin tarifleri de şehri onurlandırıyor. Klasik Türk yemekleri ise muazzam çeşitlilik ve mutfak teknikleri içeren geniş bir yelpazeye yayılmış durumda.
İstanbul, halen canlılığını koruyan mutfak mirasına sadık kalmanın yanı sıra, gurmelere daha cesur, yenilikçi ve yetenekli yerli ve yabancı şeflerin oluşturduğu yaratıcılıkla dolu füzyon tarifleri de sunuyor. Sultanahmet ve Pera’nın kendine has sokaklarında veya hareketli Karaköy, Moda ve Cihangir semtlerinde yemek severlerin tadabileceği bu varyasyonlar, yemek yemenin İstanbul’un her zaman gerçek bir yaşam biçimine dönüştürdüğünün birer hatırlatıcısı konumunda.
İstanbul’daki restoranların seçimi, profesyonel müfettişleri tarafından neredeyse yüz yıldır uygulanan köklü ve evrensel MICHELIN Rehberi yöntemine göre yapılacak. Müfettiş ekipleri tamamen bağımsız olarak çalışacak ve gizliliklerini koruyarak şehrin en iyi restoranlarını belirleyip önermek için restoranların sunduğu yemeklerin kalitesini 5 kritere göre değerlendirecek. Bu kriterler, ürünlerin kalitesi, pişirme tekniklerine hakimiyet, lezzetlerin uyumu, şefin mutfağındaki karakter ile menüdeki ve müfettişlerin ziyaretleri arasındaki tutarlılık olarak sıralanıyor.
MICHELIN Rehberi İstanbul’un ilk restoran seçimi, 11 Ekim 2022’den itibaren MICHELIN Rehberi web sitesinde (guide.michelin.com), iOS ve Android sürümlü cihazlara ücretsiz olarak indirilebilen ve kullanıcıların aramalarını, konuma, mutfak türüne ve sunulan özel hizmetlere göre filtreleyebilecekleri uygulamada online olarak sunulacak.
MICHELIN Rehberi şimdi 38 destinasyonu kapsıyor. MICHELIN Rehberi’nde yer alan bir destinasyon, müfettişlerimizin yıllık seçimlerini yapmadan önce yerel restoranları değerlendirmek için düzenli olarak ziyaret ettiği bir şehir, bölge veya ülke olabilir.
]]>Dünyanın önde gelen blok zinciri ekosistemi ve kripto para altyapı sağlayıcısı Binance Türkiye, kripto varlık ekosistemi güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Kripto para borsalarının yasal çerçeveye alınmasına yönelik çalışmaların sektöre zarar vermeden ve yenilikçiliği engellemeden kullanıcıyı koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini açıklayan Binance TR, yasal düzenleyiciler ve önemli paydaşlar için güven, dürüstlük ve şeffaflığın korunması adına sağlıklı kripto varlık endüstrisi önerilerini 13 adımda açıkladı.
“Kripto Varlık” tanımı net olarak oluşturulmalı
Binance TR tarafından yapılan açıklamada, ekonomik ve hukuki düzlemlerde anlaşılır tanımların kullanılması gerektiği belirtilirken, kripto varlık endüstrisindeki tartışmalarını ortadan kaldıracak tanımlama “elektronik olarak aktarılabilir, saklanabilir veya alınıp satılabilir”, “mübadelesi mümkün”, “ekonomik değer saklama aracı olarak tasarlanmış veya kullanılabilir olmak” anlamlarını karşılaması gerektiği ifade edildi.
Stabil Coin’ler düzenlenmeli, NFT’ler kripto varlıklardan ayrı değerlendirilmeli
Stabil coin’lerin de kripto varlıklar ile aynı şekilde düzenlenmesini ve denetlenmesini öneren Binance TR, NFT’lerin kripto varlıklardan ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşünü açıkladı. Her gün farklı bir kullanım alanı keşfedilen NFT’ler ile kripto varlıkların bu teknolojilerden en iyi şekilde yararlanılabilmesi adına ayrışması gerektiğinin altı çizildi.
Staking’e olanak sağlanmalı
Binance TR, kullanıcıların sahip oldukları kripto varlıkları için bir ödül kazanma yöntemi olan ‘Staking’ faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğini, aksi halde kullanıcı deneyiminin zarar görmesiyle birlikte aynı zamanda kripto varlıkların kullanıcı odaklı olma ve topluluktan güç alarak çalışma prensiplerinin zedeleneceğini ifade etti. Açıklamada, ‘Staking’in sadece kullanıcıların dürüst biçimde ödüller kazanmasına değil, aynı zamanda küresel çapta, otonom biçimde güvende tutulmasına da yarayan bir sistem olduğu vurgulanarak, “Türk kullanıcılar da kripto ve blockchain ekosistemi için bu kadar hayati olan bir husustan mahrum bırakılmamalı” denildi.
Kullanıcılara doğrudan erişim sunulmalı
Türkiye’nin kripto varlık endüstrisindeki önemine ve potansiyeline dikkat çeken Binance TR, kullanıcılar için kripto varlıklara erişimin mümkün olabildiğince özgür olmasının en çok Türkiye’ye fayda sağlayacağını ifade etti. Ancak söz konusu ‘kolay erişim’in yeterli ve sağlam Kimlik Doğrulaması ve Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesi prosedürlerine sahip oyuncularla sınırlanması gerektiğinin altı çizildi.
Global havuzlara izin verilmeli
Likidite havuzlarının küçük olmasıyla piyasa manipülasyonlarına açık hale geleceğini belirten Binance TR, büyük havuzlarda kullanıcıların daha yüksek kolaylık ve finansal güvenlik ile işlem yapmalarına ve yatırım kararları vermelerine olanak sağlayacağını vurguladı.
Kripto varlık saklama hizmetleri düzenlenmeli
Kripto varlıkların güvenle saklanmasının önemine değinen Binance TR, güvenlik için her bir kripto varlık borsasının üç tür hizmet (borsa emanet modeli, kendi kendine saklaması modeli, üçüncü taraf saklama modeli) seçeneğinden birini kullanması gerektiğini belirtilerek, “Bu modeller düzenleme ve denetlemelere tabi olmalıdır” denildi.
Binance TR ayrıca, listeleme ve listeden kaldırma süreçlerinde net kriterler belirlenmesinin, yeterli araştırma kapasitesine sahip borsaların kendi listelemelerine karar verebilmesinin gerektiğini belirtti. Bunun yanı sıra borsaların kullanıcılarını korumak için bir sigorta fonuna sahip olması gerektiği ifade edildi.
Yüksek güvenlik standartları zorunlu olmalı
Uygulanacak düzenlemelerin prensip temelli olması ve bugünün teknolojisiyle kısıtlanmaması gerektiğini belirten Binance TR, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının sorumluluk bilincinde hareket ederek yüksek güvenlik standartlarına uymasının önemine değindi. Açıklamada, kripto transferlerinin sınırlandırılması ile var olan teknolojinin kullanılabilirliğinin ve gelişiminin zarar gördüğünün altı çizildi.
]]>Vücudun savunma kalkanı; bağışıklık sistemi
Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan karmaşık bir sistemdir. Kısacası vücudu hastalıklara karşı koruyan bir savunma kalkanıdır.
Bağışıklık sistemi mükemmel işler. Ama…
Bağışıklık sistemi vücuda girmeye çalışan tüm maddeleri tanır, ayrıştırır ve zararlı gördüklerini yok eder. O kadar hassas bir işleyişe sahiptir ki protein ve aminoasit gibi yapı olarak birbirine çok benzeyen maddelerin bile ayrımını yapabilir. Günümüzde “bağışıklık bilimi” olarak bilinen “immünoloji”, canlı vücudunda geniş bir çeşitlilikte, toksinlere, virüslere, parazitlere, vücuda giren veya vücut ile temasta bulunan her yabancı maddeye kadar tarama yapar ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden ve dokularından ayırt eder.
Doğum ile birlikte aktif hale gelen bağışıklık sistemi zayıfladığında insanın hastalığa yakalanma riski de aynı oranda artar. Bağışıklık sistemindeki zayıflığı fırsat bilen virüs ve mikroplar ise vücuda akın ederek hastalıklara yol açar. Enfeksiyonlar gelişir. Enfeksiyonlar bağışıklık sisteminin daha da zayıflamasına yol açar. Vücudun hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmek için bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekir. Bu sayede vücut hastalıklara karşı tekrar direnç kazanır.
Bağışıklık sistemi karşılaştığı mikroorganizmalara savaş açar
İnsan vücudu, hastalıklara karşı bir savunma sistemiyle donatılmıştır ve bu yüzden de kendi kendini iyileştirme yeteneğine sahiptir. Hastalığa yol açan maddeler tarafından uyarıldığında, bağışıklık sistemi harekete geçer. Sistem, yabancı olarak algıladığı bir mikroorganizmayla karşılaşır karşılaşmaz, belirli hücreler bundan kurtulmak için savaşmaya başlar. Daha önce rastladığı bir mikroorganizmayı tanıyan sistem ikincisinde ondan kurtulmak için çok daha çabuk tepki verebilir. Buna kazanılmış bağışıklık denir.
Bu sistemin çalışmasının en güzel ve basit örneği mikropların vücudumuza girdiğinde onlara karşı antikorların oluşması ve bunlarla savaşılmasıdır. Aynı mikropla tekrar karşılaşıldığında bu antikorlar, bizi hastalanmaktan korur. Antikor, vücuda giren yabancı maddelere karşı savunma hücrelerinin verdiği yanıttır.
Farklı şekillerde faaliyet gösteren bağışıklık sistemi, faaliyetlerini oldukça sessiz yürütmektedir. Bağışıklık sisteminin çeşitliliği ancak bu sistemin bir sebepten ötürü aksadığı zaman anlaşılabilir. Bir sivrisinek vücudu ısırdığı zaman, ısırılan bölge kırmızılaşır ve şişer. Bu olay bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterir. Örneğin; nefes aldığımızda havada bulunan binlerce bakteri ve virüsü akciğerlerimize taşınır. Bağışıklık sistemi bunların hepsini elimine eder ancak bazı durumlarda bazılarını geçirir ve soğuk algınlığı ya da grip adını verdiğimiz rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılmalı?
Nezle, grip, soğuk algınlığı, farenjit, ishal gibi mevsim geçişlerinde daha sık görülen ve kolayca bulaşan hastalıklardan korunmanın yolu bağışıklık sistemini güçlü olmasından geçiyor. Bunun için yapmamız gerenler;
Doğru ve Dengeli Beslenmek: Şeker, protein ve yağı dengeli ve yeterli miktarda tüketerek düzenli bir beslenme alışkanlığı oluşturmak gerekiyor. Bu dengeyi ise ömür boyu uygulamak, sürdürmek oldukça önemli. Ayrıca alkol ve sigaradan uzak durmak, şekeri ve tuzu azaltmak da uyulması gereken diğer bir kural. Tamamen kesmek doğru değildir çünkü yağ, tuz protein gerekli gıdalardır. Ayrıca antioksidan gıdalar da almak gerekir. Bunu taze sebze ve meyvelerden sağlayabiliriz. Tahıllı gıdalar da beslenme listenizde olmalıdır.
Vitaminler: Güçlü bir bağışıklık sistemi için A,E,C,B vitaminlerine hayatımızda daha çok yer açmamız gerekiyor. A ve B12 vitamini için süt, balık, balık yağı, yumurta, C vitamini için turunçgiller, kiraz ve kavun gibi meyveler önemli birer kaynaktır.
Kaliteli Uyku: Düzenli uyku güçlü bir bağışıklık sisteminin olmazsa olmazıdır. Çünkü kişi, yeterli miktarda uyumazsa sabah yorgun kalkar. Verimi düşer. Zincirleme olarak moral ve motivasyon bozulur. Konsantrasyon bozulur ve bağışıklık sistemi zayıflar. Bu nedenle yaşa bağlı olarak değişmekle birlikte günde ortalama 7 saat uyumak gereklidir. Bu çocuklarda biraz daha fazla, bebeklerde 18 saate kadar çıkabilir.
Su: Vücutta gerçekleşen pek çok reaksiyon için su gereklidir. Mevsimine, kiloya ve günlük aktivitelere göre değişim gösterse de günlük 2-2,5 litre civarı su tüketmek gerekir.
Hareketli bir yaşam: Bağışıklık sistemini güçlendirecek en önemli unsurlardan biri de hareketli bir yaşamdır. Bu nedenle yaş ve sağlık durumu uygun ise her gün değil ise haftada 3 defa açık havada yürüyüş yapmak gereklidir. Uzun süre oturmaktan kaçınmak doğru bir davranıştır. Masa başı bir işte çalışıyor ve uzun süre bilgisayar başında oturmak zorunda kalıyorsak mutlaka kısa molalar vererek yürümek lazımdır. İş saatleri dışında düzenli spor yapmak en güzelidir.
Stresten Uzaklaşmak: Stres sadece ruh halimizi değil bağışıklık sistemini de zayıflatır. Nedeni ise stres ile başa çıkabilmek için bazı maddeler, hormonlar üretir. Bu maddelerin fazla üretilmesi vücudun doğal dengesine zarar verir. Stresli dönemlerde bu nedenle daha fazla hasta oluruz.
Kişisel Hijyen: Virüsler ve mikroplar vücudumuza girebilmek için fırsat kollar. En çok kullandıkları yöntem ise ellerimiz yoluyla vücudumuza sızmaktır. Bu nedenle kişisel temizliğe gereken önem verilmelidir. Ellerimizi bu nedenle sık sık sabunlu su ile yıkamak, yeterli sıklıkta banyo yapmak çok önemlidir.
]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in teknoloji ve inovasyonu İzmir’de ön plana çıkarmak amacıyla geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Oyun Geliştirme Merkezi (OYGEM) etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. OYGEM’de yıl boyunca devam etkinlikler arasında yer alan Publish the Game Jam ve Game Hackathon, oyun geliştiricileri tarafından büyük ilgi görüyor. 150’ye yakın kişinin katılımıyla gerçekleşen etkinliklerde oluşturulan takımlar, 48 saat boyunca aralıksız olarak çalışıp oyun sektörüne yeni projeler kazandıracak. Kazanan takımlara 24 Nisan Pazar günü toplam 10 bin Türk Lirası değerinde ödül verilecek.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ ve Digi Game iş birliği ile kurulan girişimcilik merkezinin tüm etkinlikleri, oyun ekosistemi tarafından ilgiyle takip ediliyor. Genç yazılımcı ve girişimcileri yatırımcılarla buluşturan İzmir, oyun sektörünün Türkiye’deki başkenti olma yolunda ilerliyor.
24 Nisan Pazar günü ödüller sahiplerini bulacak
100’den fazla İzmirli gencin katılımı ile gerçekleşen bir diğer etkinlik ise OYGEM Game Hackathon etkinliği olacak. “Guiding the Way” (Yol Göstericilik) teması kapsamında bir araya gelen gençler, 48 saat boyunca oyun fikirlerini hayata geçirme olanağı bulacak. Takıldıkları noktalarda mentör desteği alabilecek genç yetenekler, oyun geliştiricileri ve yatırımcılar karşısında ilk kez geliştirdikleri oyunları sunacak. Hackathon sürecini başarıyla tamamlayan takımlar arasında birinciye 5 bin, ikinciye 3 bin, üçüncüye 2 bin Türk Lirası değerinde ödül verilecek.
Game Jam’den oyun dünyasında yeni prodüksiyonlar
Oyun Geliştirme ve Yazılım Merkezi’nde “Your Spirit Animal is the Protagonist” (Ruh Hayvanın Kahramandır) teması altında gerçekleşen Publish the Game Jam etkinliğine Türkiye’nin farklı illerinden gelen ve 25 kişiden oluşan 5 takım, 48 saat boyunca aralıksız olarak çalışıp oyunlarını geliştirecek. Takımlar, etkinlik sonunda yatırımcılar ve katılımcılara oyunlarını tanıtan sunumlar gerçekleştirecek. Sunulan her oyun, STEAM sayfasında yayınlanma hakkı elde edecek.
]]>